Hosgeldiniz
DaHaSiVaR.CoM

Simple Machines Forum
Smf.gen.tr Ödüllü
Seo Webmaster Yarışması
  ANASAYFA |  BUGÜN GİRİŞ YAPANLAR |  ARA |  BİZE ULAŞIN  
Simple Machines Forum Smf.gen.tr Ödüllü Seo Webmaster Yarışması

Kayıt Ol
Forumumuzu en iyi şekilde kullanabilmek için lütfen kayıt olun.
Giriş Yap
Eğer forumda mevcut bir hesabınız varsa lütfen giriş yapın.
Forumumuza Yeni Moderatör Arkadaşlar Alınacaktır.İlgilenen Üyelerimiz Moderatörlük Başvurusu Bölümünden Başvurularını Yapabilirler...
23 Kasım 2008, 20:33:10
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
  Konuları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 5
1  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Komik resimler / 3 de yetmez 5 tane
: 13 Mart 2008, 10:45:51
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

2  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Video Klipler(yerli-yabancı) / Yasamaya Dair - Nazim Hikmet
: 07 Mart 2008, 16:15:17



YAŞAMAYA DAİR

 

1

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                       bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                    insanlar için ölebileceksin,
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                        hem de en güzel en gerçek şeyin
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
                                      yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

 

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
              bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
                                en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
                               diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

1948

 

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
                       hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                       yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
3  
FORUM HAKKINDA
/ Üyelerimiz icin / radyo hakında..
: 07 Mart 2008, 15:53:52
sevgili Yasal,
daha önce de radyo hakkında seninle görüşmüştüm. ama henüz bi girişim olmadı sanırım
eğer ki radyo işi olur ise siteniz daha keyifli olur.
gönüllü dj lik bile yaparım  Grin
4  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Serbest Kürsü / Pablo Neruda
: 07 Mart 2008, 15:23:39
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap




Pablo Neruda (asıl ismi: Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto) (12 Temmuz 1904 Parral, Şili - 23 Eylül 1973 Santiago), Şilili yazar ve şair.


Hayatı 
Şili'de demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesini çok küçükken kaybetti. 13 yaşındayken yerel "La Mañana" gazetesindeki bazı makalelerle katkıda bulunmaya başladı. 1920'de "Selva Austral" isimli edebiyat dergisinde "Pablo Neruda" adıyla yazmaya başladı. Şair, bu takma ismi Çek şair Jan Neruda'da anısına seçmişti. Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır. İlk kitabı Crepusculario 1923 yılında yayınladı. Sonraki sene şairin en tanınmış ve pek çok dile çevrilmiş olan eserlerinden Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı(Veinte poemas de amor y una cancion desesperada) basıldı. Edebi çalışmalarına devam ederken, bir yandan da Santiago'daki Şili Üniversitesi'nde Fransızca ve pedagoji okudu. 1927-1935 arası hükümetin elçisi oldu ve Burma, Seylan, Java, Singapur, Buenos Aires, Barselona ve Madrid'te görev yaptı. Bu dönemde yazdığı şiirler ezoterik sürrealist şiir kitabı "Residencia en la tierra" (1933)da toplanmıştır.

İspanya İç Savaşı ve García Lorca'nın ölümü onu çok etkiledi ve önce İspanya sonra da Fransa'da Cumhuriyetçi harekete katılmasına neden oldu. Bu sırada şiirlerini topladığı Kalbimdeki İspanya (España en el Corazón (1937)) üzerine çalışmaya başladı. Kalbimdeki İspanya iç savaş sırasında cephede basılması açısından önemlidir. Aynı yıl ülkesine dönen Neruda'nın daha sonraki eserlerini siyasi ve sosyal konular üzerine oluşturmuştur.

1939'da Paris'te İspanyol göçmenler için konsolosluk görevine getirildi. Meksika'daki konsolosluk görevi sırasında Canto General de Chile'yi yazdı. Bu eserde bütün Güney Amerika kıtasının doğası, insanları ve tarihi yazgısı epik şiir şeklinde anlatılmaktadır. Eser, 1950'de Meksika'da basılırken, Şili'de de el altından yayınlandı. Yaklaşık 250 şiirin yer aldığı eser, on kadar dile çevrildi ve bu çeviriler yüzünden Neruda elçilik yaptığı ülkelerde zorluklar yaşadı.

1943'te Şili'ye dönen Neruda, 1945'te senatör seçildi ve Şili Komünist Partisi'ne katıldı. 1947'de Başkan González Videla'nın grevdeki madencilere yönelik baskıcı protestolarını protesto ettiği için, 2 yıl boyunca kendi ülkesinde kaçak yaşadı. 1949'da yurt dışına çıktı ve 1952'ye kadar çeşitli ülkelerde bulundu. Bu dönemde yazdığı eserler politik aktivitelerinin damgasını taşır. Örneğin Las Uvas y el Viento (1954) Neruda'nın sürgündeki günlüğü gibidir.

Yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende'yi desteklemiştir. Allende seçilince Neruda'yı Şili'nin Fransa elçisi olarak görevlendirdi. 1971 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülü aldı. 1972 yılında sağlık sorunları nedeniyle elçilik görevini bırakarak Şili'ye döndü. 24 Eylül 1973'de kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti.


Eserleri 
Crepusculario (Alacakaranlık Kitabı), 1923
Veinte poemas de amor y una canción desesperada (Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı), 1924
Tentativa del hombre infinito. – Santiago : Nascimento, 1926
Anillos / Pablo Neruda, Tomás Lago. – Santiago : Nascimento, 1926
El habitante y su esperanza. – Santiago : Nascimento, 1926
El hondero entusiasta. – Santiago : Empresa Letras, 1933
Residencia en la tierra : 1925-1931. – Santiago : Nascimento, 1933
Residencia en la tierra : 1925-1935. – Enl. ed. – Madrid : Cruz & Raya, 1935 ­. – 2 vol.
España en el corazón. – Santiago : Ercilla, 1937
Las furias y las penas. – Santiago : Nascimento, 1939
Canto general de Chile : Fragmentos. – Mexico City : Privately published, 1943
Tercera residencia : 1935-1945. – Buenos Aires : Losada, 1947
Alturas de Macchu Picchu. – Santiago : Librería Neira, 1947
Canto general. – Mexico City : Talleres Gráficos de la Nación, 1950
Los versos del capitán. – Napol : Naples: L'Arte Tipografica, 1952
Las uvas y el viento. – Santiago : Nascimento, 1954
Odas elementales. – Buenos Aires : Losada, 1954
Nuevas odas elementales. – Buenos Aires : Losada, 1956
Obras completas. – Buenos Aires : Losada, 1957. – Enl. ed. 1962, 2 vol. – Enl. ed. 1967. – Enl. ed. 1973, 3 vol.
Tercer libro de las odas. – Buenos Aires : Losada, 1957
Estravagario. – Buenos Aires : Losada, 1958
Navegaciones y regresos. – Buenos Aires : Losada, 1959
Cien sonetos de amor. – Santiago : Editorial Universitaria, 1959
Canción de gesta. – Havana : Casa de las Américas, 1960
Las piedras de Chile. – Buenos Aires : Losada, 1961
Cantos ceremoniales. – Buenos Aires : Losada, 1961
Plenos poderes. – Buenos Aires Losada, 1962
Memorial de Isla Negra. – Buenos Aires : Losada, 1964. – 5 vol.
Arte de pájaros. – Santiago : Sociedad de Amigos del Arte Contemporáneo, 1966
Una casa en la arena. – Barcelona : Lumen, 1966
Fulgor y muerte de Joaquín Murieta : bandido chileno injusticiado en California el *23 de julio de 1853. – Santiago : Zig-Zag, 1967
La barcarola. – Buenos Aires : Losada, 1967
Las manos del día. – Buenos Aires : Losada, 1968
Fin de mundo. – Santiago : Sociedad de Arte Contemporáneo, 1969
Aún. – Santiago : Nascimento, 1969
Maremoto. – Santiago : Sociedad de Arte Contemporáneo de Santiago, 1970
La espada encendida. – Buenos Aires : Losada, 1970
Las piedras del cie. – Buenos Aires : Losada, 1970
Geografía infructuosa. – Buenos Aires : Losada, 1972
Incitación al nixonicidio y alabanza de la revolución chilena. – Buenos Aires : Losada, 1973
La rosa separada. – Buenos Aires : Losada, 1973
El mar y las campanas. – Buenos Aires : Losada, 1973
Jardín de invierno. – Buenos Aires : Losada, 1974
2000. – Buenos Aires : Losada, 1974
El corazón amarillo. – Buenos Aires : Losada, 1974
Libro de las preguntas. – Buenos Aires : Losada, 1974
Elegía. – Buenos Aires : Losada, 1974
Defectos escogidos. – Buenos Aires : Losada, 1974
Confieso que he vivido. – Barcelona : Seix Barral, 1974 (Yaşadığımı İtiraf Ediyorum)
Cartas a Laura. – Madrid : Ediciones Cultura Hispánica del Centro Iberoamericano de Cooperación, 1978
Para nacer he nacido. – Barcelona : Seix Barral, 1978
El río invisible : poesía y prosa de juventud. – Barcelona : Seix Barral, 1980
Cuadernos de Temuco : 1919-1920 / edición y prólogo de Víctor Farías. – Buenos Aires : Seix Barral, 1996
Yo acuso : discursos parlamentarios (1945-1948) / edición a cargo de Leonidas Aguirre Silva.



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
5  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Serbest Kürsü / Can Yücel
: 07 Mart 2008, 15:07:03
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Can Yücel (1926 - 12 Ağustos 1999), dünyaca tanınan modern Türk şairdir. Kullandığı kaba ama samimi dil ile Türk şiirinde farklı bir tarz yaratmış..

Hayatı 
Can Yücel, 1926'da İstanbul'da doğdu.Hasan Ali Yücel’in oğludur.
Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı.

Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum’da turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten yargılanan Yücel, 18 Nisan seçimlerinde ÖDP`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya gömüldü


Yazarlığı 
Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında `Yenilikler`, `Beraber`, `Seçilmiş Hikayeler`, `Dost`, `Sosyal Adalet`, `Şiir Sanatı`, `Dönem`,`Ant`, `İmece` ve `Papirüs` adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları `Yeni Dergi`, ‘Birikim`, `Sanat Emeği`, `Yazko Edebiyat` ve `Yeni Düşün` dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkum oldu. 1974’de çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.

1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.

Şiirlerinde argo ve müstehcen sözlere çok sık yer veren, bu nedenle zaman zaman dikkatleri üzerine çekip koğuşturmaya uğrayan Yücel, ilk şiirlerini 1950 yılında `Yazma` adlı kitapta toplamıştır.

Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht gibi ünlü yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına, Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına tam olarak bağlı kalmasa da son derece başarılıdır. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.


Eserleri
Yazma (1950)
Her Boydan (1959, Çeviri Şiirler)
Sevgi Duvarı (1973)
Bir Siyasinin Şiirleri (1974)
Ölüm ve Oğlum (1976)
Şiir Alayı (1981, ilk dört şiir kitabı)
Rengâhenk (1982)
Gökyokuş (1984)
Beşibiyerde (1985, ilk beş şiir kitabı)
Canfeda (1985)
Çok Bi Çocuk (1988)
Kısa Devre (1990)
Kuzgunun Yavrusu (1990)
Gece Vardiyası (1991)
Güle Güle-Seslerin Sessizliği (1993)
Gezintiler (1994)
Maaile (1995)
Seke Seke (1997)
Alavara (1999)
Mekânım Datça Olsun (1999

Çevirileri
Hamlet (Shakespeare)1992. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.
Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası'nın çevirisi) (Shakespeare) 1981. İstanbul: Papirüs Yayınları, 1996.



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap






6  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Serbest Kürsü / Nazım Hikmet Ran....
: 07 Mart 2008, 14:38:45
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Nâzım Hikmet tam adıyla Nâzım Hikmet Ran lakabı "Güzel Yüzlü Şair"dir. (d. 20 Kasım 1901[1], Selanik - ö. 3 Haziran 1963, Moskova) Türk şair ve oyun yazarı. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin öncüsü. Uluslararası bir üne ulaşmış ve adı 20. yüzyıl'ın ilk yarısında yaşamış olan dünyanın en büyük şairleri arasında anılmıştır.[2] Eserleri birçok yabancı dile çevrilmiştir. Mezarı halen Moskova'da bulunmaktadır. Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi olup ayrı ayrı toplam 11 davadan yargılanmıştır.

Eserleri birçok ödül almıştır. Ancak Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirmiş daha sonra Moskova'ya gitmiş ve Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.

1938'de şairin cezaevine girmesiyle yasaklanıp ortadan kaldırılmış olan Nâzım Hikmet şiiri, Türkiye'de ancak ölümünden iki yıl sonra 1965'te yeniden ortaya çıkmıştır.

Üslubu ve başarıları 
İlk şiirlerini hece vezni ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden uzaktı. Şiirsel gelişimi arttıkça hece vezni ile yetinmemeye ve şiiri için yeni formlar aramaya başladı. Sovyetler Birliğinde yaşadığı ilk yıllar olan 1922-1925 arası bu arama tepe noktasına ulaştı. O dönemdeki bir çok şairden farklıydı.

Hece vezninden ayrılarak Türkçe'nin vokal özellikleri ile harmoni oluşturan serbest vezini benimsedi. Mayakovski ve gelecekçilik taraftarı genç Sovyet şairlerinden esinlendi. Şiirlerinden bir çoğu müzisyen Zülfü Livaneli tarafından bestelendi. Ünol Büyükgönenç tarafından özgün bir şekilde yorumlanmış olan küçük bir kısmı ise 1979'da "Güzel Günler Göreceğiz" ismiyle kaset olarak çıktı. Bir kaç şiiri ise Yunanlı besteci Manos Loïzos tarafından bestelendi. Ayrıca bazı şiirleri Yeni Türkü'nün eski üyesi Selim Atakan ve Cem Karaca tarafından bestelenmiştir

 Davaları ve sürgün   
Nazım Hikmet, Çankırı Cezaevi'nde
Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi'nde1925 yılından başlamak üzere şiirleri ve yazıları yüzünden birçok kere yargılandı. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. Bursa cezaevinde kaldığı yılları anlatan Mavi Gözlü Dev adlı film 2007 yılında vizyona girmiştir. 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi. Ancak sürekli izlendiği ve çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ve öldürüleceği yolundaki duyumlar üzerine yurtdışına kaçtı. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Sovyetler Birliği'nde Moskova yakınlarındaki yazarlar köyünde ve daha sonra da, eşi Vera Tulyakova (Hikmet)ile Moskova'da yaşadı. Memleket dışında geçirdiği yıllarda Bulgaristan, Macaristan, Fransa (Paris), Havana, Mısır gibi dünya memleketlerini dolaştı, buralarda konferanslar düzenledi, savaş ve emperyalizm karşıtı eylemlere katıldı, radyo programları yaptı. Budapeşte Radyosu ve Bizim Radyo bunlardan bazılarıdır. Bu konuşmaların bir kısmı bugüne ulaşmıştır.

Ölümü ve sonrası 
Nazım Hikmet'in mezarı, Moskova3 Haziran 1963 sabahı saat 06:30'da gazetesini almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşama veda etmiştir. Ölümü üzerine Sovyet Yazarlar Birliği salonunda yapılan törene yerli yabancı yüzlerce sanatçı iştirak etmiş ve tören siyah beyaz olarak kaydedilmiştir. Ünlü Novo-Deviçye Mezarlığı'nda (Новодевичье кладбище) gömülüdür. Mezar taşı siyah bir granitten olup meşhur şiirlerinden biri olan rüzgâra karşı yürüyen adam figürü taş üzerinde ebedileştirilmiştir.

2006 yılında Bakanlar Kurulunun Türk vatandaşlığından çıkarılmalar ile ilgili yeni bir düzenleme yapması durumu belirdi. Yıllardır tartışılmakta olan Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilmesi yolu açılmış gibi gözükmesine rağmen Bakanlar Kurulu bu maddenin sadece yaşamakta olanlar için düzenlendiğini ve Nazım Hikmet'i kapsamadığını öne sürerek bu öneriyi reddetti.

Şair Nazım Hikmet'in 2008 yılının ilk günlerinde, eşi Piraye'nin torunu Kerem Bengü tarafından, Piraye'nin evrakları arasında, “Dört Güvercin” adında bir şiiri ve 3 adet tamamlanmamış roman taslağı bulundu.


Bazı eserleri 
Memleketimden İnsan Manzaraları
Kafatası
Unutulan Adam
Taranta Babu'ya Mektuplar
Ferhad ile Şirin
Kurtuluş Savaşı Destanı
Kız Çocuğu
Tahir ile Zühre
Şeyh Bedrettin Destanı
Sevdalı Bulut, (Tiyatro oyunu


Şiir kitapları 
835 Satır, (1929)
Jokond ile Si-Ya-u, (1929)
Varan 3, (1930)
1 + 1 = 1, (1930)
Sesini Kaybeden Şehir, (1931)
Benerci Kendini Niçin Öldürdü, (1931)
Gece Gelen Telgraf, (1932)
Taranta Babu'ya Mektuplar, (1935)
Portreler, (1935)
Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı (1936)
Saat 21-22 Şiirleri, (1965)
Kurtuluş Savaşı Destanı, (1965)
Şu 1941 yılında (Memleketimden İnsan Manzaraları'nın 3. kitabı), (1965)
Dört Hapishaneden, (1966)
Rubailer, (1966)
Memleketimden İnsan Manzaraları (İlk bölüm), (1966)
Memleketimden İnsan Manzaraları, (1966-1967)
Kuvayi Milliye, (1968)


 Oyunları 
Kafatası (1932)
Bir Ölü Evi (veya Merhumun Hanesi) (1932)
Unutulan Adam (1935)
Ferhat ile Şirin (1965)
Sabahat (1965)
İnek (1965)
Ocak Başında / Yolcu (iki oyun birarada), (1966)
Yusuf ile Menofis (1967)


Romanları 
Kan Konuşmaz, (1965)
Yeşil Elmalar (yedi yazardan derleme), (1965)
Yaşamak Güzel Birşey Be Kardeşim, (1967)


Fıkraları  İt Ürür, Kervan Yürür (Orhan Selim adıyla gazetelerde yazdığı yazılar), (1965)

Masal kitabı 
Sevdalı Bulut, (1968)



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap





7  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Video Klipler(yerli-yabancı) / Sabahat Akkiraz - Gemi
: 07 Mart 2008, 12:13:15



Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin
Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin

Ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim
Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim
 
Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyim

Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var,
deliyim
Ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim

Ah, yaralı kalbin, sönüp gidecek yaralı kalbin, delisin
Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin

Kime sorsam dönüşüm yok
Her gemi biraz deniz
Her yanım mavi, her yanım yel
Her yanım tuz 
8  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Serbest Kürsü / Savaşın Çocukları
: 07 Mart 2008, 12:02:24


 
Savaşın Çocukları
Bir çocuk ağladı Bağdat'ta
Ben, ağladım..
Bir çocuk ağladı Gazze'de
Ben, ağladım..
Ve...
Okyanuslar ötesi
Gülerken çocukların bazıları
Düşlerken diğer günün oyunlarını
Bin çocuk ağladı Irak'ta
Oyuncak sanınca
Gökten düşen misket bombaları
   
9  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Fıkralar / cuk diye oturan bi fıkra
: 07 Mart 2008, 11:55:01
Uluslararasi cerrahlar konferansi bittikten sonra bir Amerikali, bir Ingiliz bir de Turk cerrah beraber bir seyler icmeye giderler.
> >
> > Ingiliz baslar anlatmaya:- 'Gecen gun bir is kazasi gecirmis birini
> > getirdiler.Adam presin icine sIkismis. Sadece sol kucuk parmagi vardi. Bizim elemanlarimiz oyle iyi calistilar ki, once parmaga bir el, sonra kol, sonra da vucut yaptilar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir isci oldu ki onun yuzunden 5 isci issiz kaldi'
> >
> > Amerikali soz alir:-'Bana ise gecen gun bir sac getirdiler. Adam
> > nukleer reaktorun icinde kalmis. Sadece saci vardi. Oldukca iyi bir calisma ile once saca bir bas, sonra vucut vs. yaptik. Adam taburcu oldugunda o kadar verimli oldu ki onun yuzunden 20 kisi issiz kaldi'
> >
> > Turk soz alir:-'Yillar once, bir gun yolda gidiyordum! . Bir osuruk kokusu aldim. Hemen osurugu bir cantaya doldurdum. Laboratuara gidip o osuruga uygun bir dot deligi yaptik. Sonra delige uygun bir dot yaptik. En sonunda dote uygun bir vucud yaptik. Ortaya bir adam cikti. Adamin adi Tayyip'ti. O kadar verimli oldu ki butun ulke simdi onun yuzunden issiz
 par
10  
YAŞAM VE EĞLENCE
/ Garip ve Korkunç Olaylar / Hiroşima
: 07 Mart 2008, 11:31:10

KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.

NAZIM HİKMET




Hiroşima ; batı Japonya'nın Çugoku bölgesinde bulunan şehir. Dünya tarihine nükleer saldırıya maruz kalan ilk şehir olarak geçmiştir.

Japonya 8 Aralık 1941'den beri ABD ve müttefikleri ile savaştaydı. 26 Temmuz 1945 günü, ABD Başkanı Truman, Japonya’nın koşulsuz teslim olmasını isteyen Potsdam Deklarasyonu’nu yayınladı. Hiroşima’ya atom bombası atılmadan iki hafta önce, New Mexico Alamogordo’da ABD, atom bombasının ilk denemesini yapmıştı. Japonya ültimatomu reddedince, Truman nükleer saldırı emrini verdi. 6 Ağustos 1945'te yerel saatle 08:15'de Amerika Birleşik Devletleri "Enola Gay" adlı bir B-29 bombardıman uçağından bıraktığı little boy (küçük çocuk) isimli atom bombasıyla ilk anda 140 bin kişilik katliamı gerçekleştirdi. Sonrasında radiasyon hastalıkları sebebiyle ölenlerle birlikte bu sayı 230 bini geçti. Bazı bilimadamları ve çevrelere göre bu bombanın etkileri halen sürmektedir.


Bugün bile Hiroşima'da yaşanan bu yıkım ve katliam her yıl 6 Ağustos'da tüm dünyada ve Hiroşima'da yer alan Hiroshima Barış Anıt Parkı'nda milyarlarca kişi tarafından anılmaktadır.
11  
BİLGİSAYAR / İNTERNET / CEP TELEFONLARI
/ E-Kitap / Ernesto Che Guevara - Bolivya Günlüğü
: 07 Mart 2008, 10:54:56


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
12  
BİLGİSAYAR / İNTERNET / CEP TELEFONLARI
/ E-Kitap / Friedrich Engels - İngiltere'de Emekçi Sınıfın Durumu
: 07 Mart 2008, 10:51:08


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
13  
BİLGİSAYAR / İNTERNET / CEP TELEFONLARI
/ E-Kitap / Friedrich Engels - Köylüler Savaşı
: 07 Mart 2008, 10:48:23


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
14  
BİLGİSAYAR / İNTERNET / CEP TELEFONLARI
/ E-Kitap / Stalin - Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm
: 07 Mart 2008, 10:46:01

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
15  
BİLGİSAYAR / İNTERNET / CEP TELEFONLARI
/ E-Kitap / Marks - Fransa'da sınıf Savaşımları
: 07 Mart 2008, 10:44:25

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1] 2 3 ... 5
Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
Seo yarışması sponsorları
SMF Destek VTD Design adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması forum evden eve nakliyat Myhostum
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Kaliteli hosting için ForumSunucu
Genel
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Copyright © 2008 dahasivar.com - Her Hakkı Saklıdır.
|Site Map |Site Map2| Site Map3| Arşiv| Arşiv2 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss| Tagged| Url List